3 Mart 2011 Perşembe

Sağ kalan



Kimse kalmadı =(
Umulurki bu durum fazla uzun sürmez...
Sağ kalanlar parmak kaldırsın bakalımm


GüLüm'Se

13 yorum:

  1. ne tuhaf degilmi Gulumse

    YanıtlaSil
  2. Ben!:)
    Ne garip bir durum değilmi,çoĞu giremiyor ,girenlerde bişey paylaşmak istemiyor..neyse bu da geçer bakalım.
    selam ve dua ile

    YanıtlaSil
  3. *hazan
    Harbiden tuhaf ya :/

    *вєуαz ℓαℓє
    Aynen öyle.. insanin payla$asida gelmiyor.
    Yakinda geçer insAllah :)

    YanıtlaSil
  4. ben de burdayım gülümse:)

    YanıtlaSil
  5. Ben girebiliyorum ne hikmetse. Giremediklerini söyleyenlerin bloglarına bile giriyorum. Sanırım telekomla ilgili bir şey. Biz telekomu kullanmıyoruz şuan.

    YanıtlaSil
  6. *Nisa
    Ne güzel varmis bayaa sag kalanlardan :)

    *arzu-hâl
    Hmm onu bilemicem :/ Ben yurt disinda oldugumdan girebiliyorum sanirim

    YanıtlaSil
  7. Ben de buradayım, henüz. Ama insanın şevkini kırıyorlar kesinlikle: Yazmaktan el ayak çektim gibi. :(

    YanıtlaSil
  8. Sen yaz okuyan olur elbet, biz ne güne duruyoruz :)
    Hemen yeise kapilmayalim bakalimm, yakinda geçecek insAllah ;)

    YanıtlaSil
  9. DNS ayarlarıyla oynadığım için ben de girebiliyorum.

    YanıtlaSil
  10. Sağ kalanlari gördükçe seviniyorum x)

    YanıtlaSil
  11. Merhabalar,

    Ben de sağ kalanlar arasındayım.
    Sağlıcakla kalın!

    YanıtlaSil
  12. Sagolun sizde sağlıcakla kalın :)

    YanıtlaSil
  13. Merhabalar,

    Bizi, bu iletişimden alıkoyan; doğamızda olan yazma ihtiyacımızı engelleyen bu zihniyeti ve bu zihniyetten doğan her türlü yaptırım araçlarını şiddetle kınıyorum.

    Anlatma isteği, insanda doğal bir eğilimdir. Çocukluk döneminde ağlama, bağırtı ve el yüz hareketleriyle görünürlük kazananan bu istek, sonradan dil aracılığıyla konuşma ve yazma şeklinde belirir.

    İnsanoğlu varlığını belirtmek için konuşma ve yazma unsurlarından birine başvurmak ihtiyacını duyar. İnsandaki konuşma ve yazma ihtiyacı; kişisel, toplumsal ve uğraşsal zorunluluklar şeklinde tezahür eder.

    Bu bağlamda, yazmak; dünyayı tanımak ve onu dost hale getirmekse, çalan çanlara kulaklarımızı tıkayamayız. Çalan çanlarda, kendi sesimizin yankılarını duymamız gerekir.

    Çevremizdeki çirkinlikleri, haksızlıkları ortadan kaldırarak, onları değiştirip düzelterek, dünyayı dost hale getirebiliriz.

    Haksızlıkların yok edilmesi, çirkinliklerin giderilmesi, toplumda bir saygı dengesi yaratır. Bu nedenledir ki, yazmaya katılmış her insan, öbür insanlardan daha ağır bir sorumluluk yüklenmiştir. Böyle bir sorumluluk yüklenme de yazarı, toplumun sözcüsü haline getirir.

    Bu bağlam da, bizler de yazdığımıza ve dolayısıyla bu gruba dahil olduğumuza göre, üstümüze düşeni seve seve yerine getirmeye hazır mıyız?

    Recep Altun Kaman-Kırşehir

    YanıtlaSil

Çok zor bazen
Avaz avaz susmak...